Sağlığa Faydalı Bilgiler

Zayıflama ilaçlarının zararları sizi sağlığınızdan edebilir

Zayıflama ilaçlarının zararları sizi sağlığınızdan edebilir

Yabancı tıp uzmanlarının zayıflama ilaçları ile ilgili yaptığı araştırma sırasında ilginç gerçekler ortaya çıktı. Bitkisel zayıflama ilaçları kabul eden her 3 kişiden birinde onkoloji patolojiler başlandığı tespit edilmiştir. Zayıflama ilaçlarını kabul eden kişilerde gen değişikliği 10-12 yıl sonra başlıyor. Çünkü bu maddelerin etkisinden hücre değişikliği gizli ve belirtisiz oluşur. Zayıflama ilaçları ile ilgili çeşitli zıt fikirlerin söylenildiği Türkiye’de de son zamanlarda bu zayıflama ilaçlarına ilgi arttı. Fazla kilolardan kurtulmak isteyenler bu ilaçları kullanmayı daha çok tercih etmeye başladılar.

Uzmanlarsa göre,  yurt dışında bu tür ilaçlar genellikle reçeteyle satılır. Türkiye’de ise zayıflama ilaçlarının tamamı satışı reçetesiz yapılabilmektedir: “Kontrol olmadan, danışmadan bu ilaçları kabul etmek isabetli değildir. Kilo vermek için öngörülen ilaçlar doktorlar tarafından organizmanın özelliğine, şişmanlamanın türüne ve  başka ek hastalıklara bağlı olarak belirlenmelidir. Fakat ne yazık ki, insanlar ilaçları kendiliğinden kabul ediyorlar. Bunun sonuçları ile ilgili de pek sorunlar yaşanıyor “.

Eczanelerde ve internet sitelerinde reçetesiz satılan zayıflama ilaçları kullanıcılara çeşitli biçimlerde bitki çayları, kahve ve tabletler şeklinde sunuluyor.

Zayıflama ilaçları aracılığıyla kiloyu azaltılması uzmanlar tarafından tavsiye edilmiyor. Çünkü bu ilaçların kullanımı bir takım komplikasyonlara neden olabilir:

İlaç kabul ettikten sonra ilaç midede parçalanır ve merkezi sinir sistemine tokluk sinyali gönderir. Ama aslında insanın kendisi aç olur. Bu ilaçlar genellikle on beş gün, ya da bir ay kabul edilir. Bu süre içinde kişi kendini tok hisseder, yemek yemiyor ve zayıflıyor. Ama ilacın alımı bittikten sonra yine açlık hissi oluşur, insan önceki gibi yemeye başlar. Sonuçta küçülmüş mide yeniden büyüyor. Bu ilaçlar sinir sisteminde, mide-bağırsakta sorunlar yaratabilir. Bu ilaçları kullananlarda daha çok sinir sistemi ihlallerine ve midede yara hallerine rastlanır. Zayıflama ilaçları kadınlarda jinekolojik hastalıklara, kısırlığa, hatta kansere, böbrek yetmezliği gibi ağır hastalıklara neden olabilir.

Uzmanlara göre, tüm zayıflama ilaçları ruhsal bozukluk, bağımlılık, baş ağrısı, aritmi (kalp çarpıntısı) oluşturur. Bunları kullanmak hatta kalp tutmaları ve kalp krizine de yol açabilir:

“Hızlı bir şekilde kilo vermek isteği insan vücudunda ciddi komplikasyonlar oluşturmaktadır. Vücut ağırlığının yüzde 30 kaybı insanlarda hatta onarılması mümkün olmayan zihinsel değişikliklere de neden oluyor. Zayıflama ilaçları vücutta tuz değişimini bozarak uzun süre ishal yapar, bağırsaktan sorulmanın önler. Kabul edilen gıdanın sindirimine imkân vermeyen ve bağırsak çalıştırıcı olarak kullanılan müstahzarlar vücutta fazla su kaybına neden olur. Vücutta suyun kaybı elektrolit bozulmasına, yani gerekli iyonların kaybedilmesine yol açıyor. Bu ilaçlar insanlarda depresyon da yaratıyor. Dikkate almak gerekir ki, kilo kaybı sırasında organizmada çok ciddi işlemler gerçekleşir. Organizma kilo kaybettikçe bu sürece ilk olarak depolanmış yağlar harcanmaktadır. Bunula birlikte, vücutta protein üretimi azalır. Amino asitlerin, proteinlerin kenardan dahil olmaması protein içeriğini azaltır ve organizmada distrofik işlemler gerçekleşir. Bu süreçlerin çoğu geri dönmez hal alır. Sonuçta organizma çok ciddi bir durumla karşı karşıya kalır. Bunları sonradan kurtarmak zorlaşıyor. Bu işlemler sonucunda vücutta iç organların sarkması halleri oluşur “.

Zayıflama ilaçlarının çoğunun kılavuzunda onların kullanımı ile ilgili bilgiler yoktur veya verilerde yanlışlığa yol açabiliyor:

“Bu tür ilaçları almak tehlikelidir. Bu ilacın esası ile hiçbir ayrıntılı bilgi verilmez. Vatandaşlar sadece reklamlara bakıyor, onları temel alıp kullanırlar. Sonuçta komplikasyonlar ortaya çıkar “.

Kilo kaybı sırasında diyetler de organizmanın durumuna bağlı olarak seçilmelidir:

“Diyetin amacı vücutta toplanan, ek yük yaratan maddelerin vücuda dâhil olmasını önlemektir. Çalışmak gerekir ki, fazla kaloriler ve bu öğeler beslenmede olmasın veyahut belli miktarda olsun. Bazen beslenmede herhangi bir maddenin çatışmaması vücudu zorluyor ki, vücuttaki depolanmış katı yağlar bu maddeye çevirsin. Yani zayıflama diyetlerinin bir özelliği pasif yolla depolamak bu maddelerin miktarını azaltmak, diğer rolü ise vücudu sürece sokarak vücuttaki katı yağlar tekrar üretime, protein ve diğer maddelerin üretimi için hammaddeye dönüştürmektir. Bu, sonuçta zayıflamaya neden olur. O yüzden de bunların hepsi doktor kontrolünde olmalıdır. Diyetologlar önermektedirler ki, kilo vermek için iradeyi güçlendirmek, uygun bir diyet tutmak ve fiziksel hareketle yapmak gereklidir. Vücutta tokluk hissi yaratmak için yemekten önce ılık su içmek önerilir. Bu, midede tokluk hissi yaratır ve insan az yemeye eğilimli olur. Kahvaltıdan vazgeçmek yanlış bir fikirdir. Kahvaltı çok önemlidir. Kahvaltıda da istenilen yemek yenilebilir. Faka akşamları az yemeye ve daha fazla meyve ve sebze yemeye çalışmalısınız”.

BENZER YAZILAR

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.